• Anasayfa
  • Bizi Tanıyın
  • Uzmanlık Alanlarımız
    • Ticaret ve Şirketler Hukuku
    • Marka Tasarım ve Fikri Mülkiyet Hukuku
    • İnşaat Hukuku ve Eser Sözleşmeleri İhtilafı
    • Kamu İhale Hukuku
    • Sözleşmeler Hukuku
    • Yabancılar Hukuku ve Uluslararası Hukuk
    • Borçlar Tazminat Taşınmaz Hukuku
    • İdare ve Vergi Hukuku Davaları
    • İcra ve İflas Hukuku
    • Kira Hukuku
    • Kat Mülkiyeti Hukuku
    • Miras Hukuku ve Medeni Hukuk
    • Boşanma ve Nafaka Hukuku
    • İş Hukuku
  • İletişim
  • Makaleler
  • Güncel Gelişmeler
  • Yasal Uyarı
  • Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram

ŞİRKET ORTAKLIĞINDAN HAKLI SEBEPLE ÇIKMA

ŞİRKET ORTAKLIĞINDAN HAKLI SEBEPLE ÇIKMA

 

 Temmuz 2016, İstanbul

Av. Merve Ayçe ÖZMERİÇ

 

Ortaklar, şirketin kuruluşunda hedeflenen menfaatin gerçeklemesinin imkânsız veya çok güç olduğu hallerde ortaklık ilişkisini daha fazla sürdürmek istememektedirler.

Yine ortaklar arasında çıkan anlaşmazlıklar, karşılıklı husumet, şirketin borca batak hale gelmesi, faaliyetinin bulunmaması, yöneticilerin yükümlülüklerine aykırılıkları çoğu zaman ortakların şirketten çıkma istediğini doğurmaktadır.

Mevcut ortaklık ilişkisi ve işleyişinde yaşanan zorluklar ve ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar gözetildiğinde çoğu kez mevcut hisselerin üçüncü kişilere devri fiili olarak mümkün olmamaktadır. Bu halde ortaklıktan çıkmak isteyen ortağın “haklı sebeple çıkma” talebi bir çözüm yolu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ortalıktan çıkmada haklı sebep, kollektif, limited ve anonim şirket türlerine göre kısmen farklılık göstermektedir. Bununla beraber haklı sebebin kesin bir tanımı olmadığı ve bu konuda hâkimin takdir yetkisi olduğunu söylemekte fayda vardır.

 “Haklı sebep, sürekli bir borç ilişkisine devam etmeyi, dürüstlük kuralı gereği çekilmez hale getirdiği kabul edilebilecek hukuki olgudur.” (Tanımlar ve örnekler için bkz. Nuri ERDEM, Anonim Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi, İstanbul, 2012, s. 75 vd).

Örnek olarak kollektif şirketler bakımından TTK. 245’de; “şirketin kuruluşuna yol açan fiili veya kişisel sebeplerin şirketin işletme konusunun elde edilmesini imkânsız kılacak veya güçleştirecek şekilde ortadan kalkmış olması” haklı sebep olarak tanımlanmaktadır.

Bu kapsamda yine şirkete karşı olan yasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, rekabet yasağının ihlali, sadakat borcuna aykırı hareketler, şirket defterlerinin düzgün tutulmaması gibi ortaklığa ilişkin sebepler haklı sebep teşkil ettiği gibi;  diğer ortaklar ve yakınlarına rencide edici sözler söylemek, haksız fiilde bulunmak (11. HD., E. 1997/9084; K. 1997/8442, T. 21.11.1997), tutuklanma gibi sebeplerle ortaklık işlerinden uzak kalma ve boşanma (11. HD; E. 2003/3080, K. 2003/9839, T. 27.10.2003) gibi kişisel sebeplerin de haklı sebep teşkil ettiği görülmektedir. Limited şirket faaliyetinin tamamen durmuş olması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın esas sermaye borcunu ödemede temerrüdü, şirketin kuruluş gayesinin gerçekleştirmesine imkân kalmaması, şirketin devamlı olarak kar sağlayamaması, ortakların rekabet yasağını ihlal etmeleri, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona ermesi, şirket yönetimindeki yolsuzluklar, şirket kararlarının ve sözleşmenin sürekli ihlali de yine öğretide ifade edilen haklı sebep ve Hisseli Komandit Şirketler, İstanbul, 1989, s. 736. ; İsmail DOĞANAY, Türk Ticaret örnekleridir (Halil ARSLANLI / Hayri DOMANİÇ, Ticaret Kanunu C. III, Limited Kanunu Şerhi, C. II, İstanbul 2004, s. 1484-1485. ; ÇEVİK, s. 563, ERDEM, s. 67, s. 159 vd). Özellikle az sayıda ortaklı limited şirketlerde Yüksek Mahkemenin görüşleri dikkate alındığında kişisel bağların ve birlikte çalışma niyeti sıkılığı göz önünde bulundurulduğunda kişisel sebeplerin de birer haklı sebep teşkil edebileceği anlaşılmaktadır.

6102 sayılı TTK.’da limited ortaklığın, ortaklardan birinin talebi üzerine ve haklı sebeplerden dolayı Mahkeme kararıyla sona erebileceği (TTK. 636/3) ve her ortağın, haklı sebeplere dayanarak ortaklıktan çıkmasına müsaade edilmesini mahkemeden talep edebileceği (TTK. 638) düzenlenmiştir.

“6102 Sayılı T.T.K.nun 638/2. maddesi “… Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.” hükmünü haizdir.

“LO sözleşmesinde ortağın LO’dan çıkabileceği haller (sebepler) gösterilmemiş olsa, hatta LO sözleşmesinde çıkma hakkında hiçbir hüküm bulunmasa bile her ortak haklı sebeplerin varlığı halinde LO’dan çıkabilir. Haklı sebep şahsi veya maddi nitelikte olabilir, LO’nun finansal durumundan (birkaç yıl zarar etmesi), sermaye ihtiyacından ve bu ihtiyaca cevap verilememesinden, bazı ortakların tutum ve davranışlarından, kötü yönetimden vs.den doğabilir. Bu hak ortağın vazgeçilemez haklarından biridir. Hiçbir ortaktan çekilmez hale gelen bir ilişkiyi devam ettirmesi istenemez. ….Ortak mahkemenin kararıyla ve karar tarihi itibariyle ortaklıktan çıkar, çünkü karar bozucu yenilik doğurucudur.” (Ünal Tekinalp, Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, İstanbul, 2015, N.21.41,21.41a)

6102 sayılı TTK md.641’deki “Ortağın şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir.” hükmü gereği şirketten ayrılan ortağın ayrılma akçesini talep hakkı olduğu düzenlenmiştir. İş bu yasal düzenleme uyarınca, limited şirkette ortaklıktan ayrılan yani çıkan yahut çıkarılan ortağın payının değerinin hesap edilerek kendisine ödenmesi gerekmektedir. Ayrılma akçesi hesaplanmasında uygulanması gereken yöntem “payının gerçek değeri” nin hesaplanmasıdır.

Anonim şirketler bakımından ise; TTK. 531’e göre; “haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.”

Öğretide, anonim ortaklıklarda haklı sebep teşkil edebilecek haller olarak; mali hakların, özellikle kar payı hakkının ihlali, ortaklığa katılım, bilgi alma, denetleme haklarının sürekli ihlali, amaç ve konunun öznel olarak imkânsız hale gelmesi (ayrıca bkz. TTK. 529/1 b.), kar elde edemez, mali durumu kötülemiş hale gelmesi, (ayrıca bkz. TTK. 376), organların işlevsiz, çalışamaz hale gelmesi (ayrıca bkz. TTK. 530), kişisel sebepler, kötü yönetim, iş göremezlik, kişisel anlaşmazlıklar gösterilmektedir. (Örnekler için bkz. Ş. YILDIZ, “TTK Tasarısına Göre Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi”, Prof. Dr. Ergon A. Çetingil ve Prof. Dr. Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı, İstanbul, 2007, s. 1198; A. ÇELİK, “Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’na göre Anonim Şirketlerin Haklı Sebeple Feshi”, BATİDER, C. XXV(2009), S. 4, s. 571-572; M. ORUÇ, “6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Ortaklıktan Haklı Sebeple Fesih İstemine Bağlı Çıkarılma”, BATİDER, C. XXVII, S. 1, s. 215-216; Ö. AYAN, “Yeni Türk Ticaret Kanununda Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi Davası (531. Madde)”, Legal Hukuk Dergisi, Haziran 2011, s. 2245-2246; Ü. TEKİNALP, Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku – Anonim ve Limited Ortaklıklar, Tek Kişi Ortaklığı, Ortaklıklar Topluluğu, Birleşme, Bölünme, Tür Değiştirme, İstanbul, 2013, s. 295-296; M. BAHTİYAR, Ortaklıklar Hukuku, s. 352; ERDEM, s. 161).

Bununla beraber, şu hususu da belirtmekte fayda vardır ki, Yargıtay Özel Dairesi bir çok içtihadında çıkma talebini ileri süren ortağın haklı sebep teşkil eden olay/ların ortaya çıkmasında kusurlu olmaması (veya daha az kusurlu olması) gerektiğini belirtmektedir. Bu görüş “hiç kimse kendi kusurundan yararlanmaz.” ilkesinden kaynaklanmaktadır.

Sonuç olarak, bir sermaye şirketi olan ortağın haklı sebeplerin varlığı halinde şirket ortaklığından çıkma talebi Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açacağı dava ile ileri sürebilecektir. Yazımızda Doktrinde ve Yargı kararları ile belirlenen haklı sebep teşkil edebilecek örneklere yer verilmiştir. Haklı sebeplerin sınırlayıcı olmaması karşısında haklı sebebin her somut olayın özelliklerine göre, yargı merci tarafından değerlendirilebileceğini söyleyebiliriz. Mahkemenin çıkma talebi bakımından haklı sebebin varlığına kanaat etmesi halinde, ortak Mahkemenin karar tarihi itibari ile şirketten çıkmış olacaktır. Çıkan ortak hisselerine karşılık olarak mali bilirkişilerce hesaplanan payın gerçek değerine isabet eden ayrılma akçesini de bu dava ile talep ve tazmin hakkına sahiptir.

 

Son Yazılar
  • KAT KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMELERİNDE CEZAİ ŞART
  • KAT MÜLKİYETİNDE AİDAT VE ORTAK GİDER ALACAĞI
  • FAALİYETİ TERKEDEN GERÇEK KİŞİLERE VERGİ DAİRELERİ TARAFINDAN ELEKTRONİK TEBLİGAT YAPILMASI VE DAVA AÇMA SÜRESİ
  • KİRAYA VERENİN 10 YILLIK UZAMA SÜRESİ SONUNDA KİRA SÖZLEŞMESİNİ FESHİ
  • YENİ MALİKİN İHTİYACINA DAYANAN TAHLİYE DAVASI
  • Yargıtay Kararları Işığında Kira Tespit Davası
  • YAPI KAYIT BELGESİNİN İMAR KİRLİLİĞİ CEZA DAVALARINA ETKİSİ
  • KİRA BORCUNUN ÖDENMEMESİ SEBEBİYLE KİRACININ KİRALANANDAN TAHLİYESİ
  • SOSYAL GÜVENLİK KURUMU’NUN “KURUM HATASI”NA DAYANAN YERSİZ ÖDEMELERİ TAHSİL USULÜ
  • CORONA VİRUS SALGINI SEBEBİYLE İŞ YERİ KİRACILARININ HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ
  • KİRAYA VERENİN 10 YILLIK UZAMA SÜRESİ SONUNDA KİRA SÖZLEŞMESİNİ FESHİ

    KİRAYA VERENİN 10 YILLIK UZAMA SÜRESİ SONUNDA KİRA SÖZLEŞMESİNİ FESHİ

    Av.Merve Ayçe

    0 comments
    1
    likes
  • ANONİM VE LİMİTED ŞİRKETLERİN ÖZELLİKLERİ VE FARKLARI

    ANONİM VE LİMİTED ŞİRKETLERİN ÖZELLİKLERİ VE FARKLARI

    0 comments
    0
    likes
  • Yargıtay Kararları Işığında Kira Tespit Davası

    Yargıtay Kararları Işığında Kira Tespit Davası

  • Trafik Kazasında Yayanın Cezai Sorumluluğu

    Trafik Kazasında Yayanın Cezai Sorumluluğu

    0 comments
    2
    likes
  • Sitede Arayın
    Son Makaleler
    • KAT KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMELERİNDE CEZAİ ŞART
    • KAT MÜLKİYETİNDE AİDAT VE ORTAK GİDER ALACAĞI
    • FAALİYETİ TERKEDEN GERÇEK KİŞİLERE VERGİ DAİRELERİ TARAFINDAN ELEKTRONİK TEBLİGAT YAPILMASI VE DAVA AÇMA SÜRESİ
    • KİRAYA VERENİN 10 YILLIK UZAMA SÜRESİ SONUNDA KİRA SÖZLEŞMESİNİ FESHİ
    İletişim Bilgilerimiz
    Adres : Ercüment Batanay Sk. No:14 Dumankaya Ikon Residence A 2 Blok K:1 D:6 Ataşehir İSTANBUL
    Telefon : + 90 216 340 30 14
    Faks : + 90 216 340 30 14
    E-Mail : info@ozmeric.av.tr
    Bizi Tanıyın
    Özmeriç Hukuk Bürosu, çalışma alanlarında müvekkillerine özenli, ihtiyaca yönelik ve mesleki etik kurallar dahilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır.
    © 2016 Tüm Hakları Saklıdır - Özmeriç Hukuk Bürosu