MARKA KORUMASI VE MARKA SAHİBİNİN HAKLARI
Merve Ayçe ÖZMERİÇ, Avukat,Marka Vekili
22 Mart 2017
İşletmelerde satılan malların ve sunulan hizmetlerin diğerlerinden ayrıt edilmesini sağlayacak bir markaya ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu halde yaratılan markanın uygun sınıfta tesciline başvurarak markanızı koruma altına alabilirsiniz. Markalar, şuan ki hukuk sistemimizde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile korunmaktadır. Bu kanun ile sağlanan marka koruması tescil ile elde edilmektedir. Bu aşamada başta kullanım hakkı olmak üzere marka tescilinden doğan haklar sadece marka sahibine aittir.
Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde yapılacak marka başvurusu öncesinde markanın kullanılacağı (nice) sınıfını tespit etmek gerekecektir, bu kapsamda 45 adet sınıf bulunmaktadır.
Marka başvurusuna benzer ya da aynı nitelikte önceki tarihli marka/başvurusu tespit edilmesi halinde yada markanın tescile uygun olmaması halinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından başvurunun reddedilmesi söz konusu olabilecektir. Bu aşamadan sonra itiraz ve Kurum kararına karşı yargı yolu açıktır. Markanın tescile uygun bulunması halinde Bülten’de yayımlanması söz konusu olacaktır. Yayına itiraz olmaması ya da itirazın haksız bulunması halinde marka tescili gerçekleşir ve tescil belgesi düzenlenir.
Tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır. Bununla beraber markanın beş yıl boyunca ciddi anlamda kullanılmaması markanın hükümsüzlüğüne sebep olacaktır.
Marka hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümler 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu md.30 ile düzenlenmiştir. Bu düzenleme kapsamında 1-4 yıl hapis cezası ve yirmi bin güne kadar para cezasının uygulanması gündeme gelecektir.
Marka hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi açacağı hukuk davasında aşağıdaki talepleri ileri sürebilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüzedene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
Bunlarla beraber marka sahibini durumun hal ve koşullarına göre, itibar tazminatı ve yoksun kaldığı kazancını isteyebilecektir.
Bu sebeplerle, marka sahibinin haklarının korunması için öncelikle Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescili sağlamak gerekecektir. Bununla beraber, marka hakkına tecavüz edenlerin yasal düzenlemelere göre, bu filleri sebebiyle hukuki ve cezai sorumluluğu bulunmaktadır.

0 comments