FRANCHİSE SÖZLEŞMELERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ
Yazar: Av. Merve Ayçe ÖZMERİÇ
İstanbul,2011
Giriş:
Franchising, kelimesi Fransızca kökenli olup bir hakkın devir ve temlik edilmesi[1] anlamına gelmektedir, sistem 18. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkmış, artan global rekabet ortamına bağlı olarak, fast-food başta olmak üzere ev ve araç bakımı, konaklama, temizlik vb. gibi birbirlerinden oldukça farklı sektörlerde faaliyet gösteren çok sayıda işletmenin yararlandığı önemli bir pazarlama uygulaması haline gelmiştir. Günümüzde Amerika Birleşik Devletleri, Avusturya ve Avrupa Ülkelerinde yoğun olarak tercih edilen bir sistem olmakla beraber, gelişmekte olan ülkelerde de uygulamaları vardır.[2]
Franchise Sözleşmesinin Tanımı:
Franchise sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmeyen bir sözleşme olmakla beraber günümüzde ticari hayattaki yaygınlığı ile karşımıza çıkmaktadır. Ancak franchise sözleşmesi, içerisinde kanunda düzenlenen birden fazla sözleşme tipinin unsurlarını barındırdığından karma tipli bir sözleşme olarak nitelendirilmektedir.
Franchise sözleşmesi Gürzumar tarafından, “francise verenin, kendisine ait üretim,işletme ve pazarlama sistemini oluşturan fikri ve sınai unsurlar üzerinde, franchise alana kullanma (lisans)haklarını tanıyarak, onu kendi işletme organizasyonuna (yani söz konusu sisteme göre faaliyet gösteren işletmeler zincirine) entegre etmek ve onu bu sisteme dayanan ticari faaliyeti sırasında devamlı olarak desteklemek borcu altına girdiği ;franchise alanın ise, hem (söz konusu sistemin içerdiği ve franchise verenin belirlediği ilkelere uymak ve kendisine kullanma hakkı verilen fıkri/sınai unsurlardan yararlanmak kaydıyla) bu sisteme dahil mal ve ya hizmetlerin sürümünü kendi nam ve hesabına yapmayı ve desteklemeyi, hem de franchise verene belli bir ücret ödemeyi taahüt ettiği; sürekli bir borç ilişkisi kuran, kanunda düzenlenmemiş ve tam iki tarafa borç yükleyen çerçeve bir sözleşmedir”[3]şeklinde tanımlanmıştır.
Kırca ise franchise sözleşmesini şu tanım ile açıklamıştır: ” Franchise sözlesmesi konusu bir mal ve/veya hizmetin sürümü ve dagıtımı olan sürekli bir sözlesme olup, bununla mal ve/veya hizmeti üreten ve/veya satan franchise veren; adı, sembolü, markası gibi gayri maddi mal ve degerlerini kullanarak bunların sürümünü yapma hakkını bir bedel karsılıgında, belli bir bölgede kendi nam ve hesabına çalısan, bagımsız kisilere (franchise alanlara) vermeyi borçlanır.”[4]
Yukarıdaki tanımlardan da anlaşılacağı üzere franchise sözleşmesi tam iki tarafa borç yükleyen , sürekli borç ilişkisi doğuran çerçeve bir sözleşmedir.
Franchise Sözleşmesinde Tarafların Esaslı Borçları:
Franchise Verenin Borçları:
Franchise sözleşmesinde franchise veren (franchisor), kendisine ait olan üretim, işletme, pazarlama sistemini franchise alana kullandırma borcu altına girer. Üretim, işletme ve pazarla sistemi,
ürün çeşidi,
üretim metodu, standardı ve kapasitesi,
üretimde kullanılacak malzeme, teçhizat,
hammadde veya sürümü yapılacak mal dizimini satın alma ve bunları tedarik kanalları, servis hizmetleri,
pazarlama,satış,
reklam, promosyon,
yönetim,
personel politikaları, seçimi,gruplaması,
finans ve muhasebe vb. konularda franchise verenin izlediği veya uyguladığı strateji ve anlayışı belirleyen özelliklerin tümünü ifade etmektedir.[7]
Franchise verenin diğer esaslı borcu ise sözleşme süresinde franchise alanı destekleme ve koruma borcudur. Bu borç kapsamında franchise alan yukarıda açıkladığımız sistemden en verimli şekilde yararlanmalıdır. Franchise veren, pazardaki son gelismeler, üretim ve satım teknikleri hakkındaki yenilikler gibi çesitli konularda franchise alana sürekli bilgi verir, franchise alanın sürümü destekleme borcunu yerine getirebilmesi için ona promosyon ve reklam faaliyetlerinde yardım eder.[8] Bu yükümlülük genellikle kurslar veya başka eğitim organizasyonlarıyla franchise alanın ve personelini eğitilmesi, pazar araştırması, mali danışmanlık, teknik yardım, işletme ve yönetim hizmetlerinin sunulması, reklam ve promosyonlarda franchise alanın işletmesine yer verilmesi ve diğer tanıtım yardımlarının yapılması olarak sözleşmelerde somutlaşmaktadır.[9]
Franchise Alanın Borçları:
Franchise sözleşmesine göre franchise alan (franchisee) franchise verenin üretim, işletme ve pazarlama sistemine dahil mal ve hizmetlerin sürümünü kendi nam ve hesabına yapma ve destekleme, sözleşmede kararlaştırılan ücreti ödeme, franchise verenin sistemindeki üretim, işletme ve pazarlama ilkelerine uyma borcu altındadır[10].
Yine ,franchise sözleşmesine göre franchise alanın, sisteme konu fikri ve sınai hakları kullanması bir hak olmakla beraber aynı zamanda bir borç olarak da kendini göstermektedir.[11]
Franchise Sözleşmelerinin Vergilendirilmesi:
Ulusal alandaki franchise sözleşmesinde sözleşmenin tarafları aynı ülke içerinde bulunmaktadırlar. Franchise veren, sözleşme dahilindeki franchising sisteminin yurtiçindeki sehirlere ve ya bölgelere dağılımını sağlamaktadır.
Uluslararası franchise sözleşmelerinde ise sözleşmenin tarafları farklı ülkede bulunmakta, yani franchising sisteminin ülke dışına taşınması söz konusu olmaktadır. Franchise veren sistemi uluslararası alana taşımak istediğinde franchise için oluşturacağı işletme tipi, franchise alan gibi seçilen modele göre ödenecek vergi de belirleyici olacaktır.[12]
Franchise verenin kendi ülkesi ile sistemi taşıdığı ülkedeki vergilendirme ilkesi (kaynak ilkesi, ikametgah ilkesi, uyrukluk ilkesi[13]) ve yetkisi ile çakışabilir, bu halde aynı vergi yükümlüsü aynı vergi konusunda aynı vergilendirme dönemi içerisinde birden fazla vergilendirme işlemine tabii olacak yani çifte vergilendirme sorunu ortaya çıkabilecektir. Bu sorunun çözümünde franchise alan ve franchise veren ülkeler arasında çifte vergilendirmeyi önleyen bir anlaşma olup olmadığına bakılmalıdır. Eğer ülkeler arasında böyle bir anlaşma yoksa çifte vergilendirmeyi önleme amaçlı mahsup ve istisna kurallarının varlığı yoklanmalıdır.[14]
Vergi Usul Kanunu md. 8’deki “Vergi kanunlariyle kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna mütaallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz.” düzenlemesi franchise sözleşmelerinde sözleşme taraflarının vergi yükümlüsünü belirleyen klozların vergi idaresine karşı dermeyan edilemeyeceği anlamına gelmektedir.
Aşağıda Türk Hukuk Sisteminde franchise sözleşmelerinin vergilendirilmesinde vergi kanunlarına göre başlıklandırma yapılmış ve yasal düzenlemeler açıklanmışır.
Gelir Vergisi Kanunu Açısından:
Gelir Vergisi sistemine göre franchise sözleşmesindeki hakların devri karşılığında elde edilen kazançlar vergilendirmeye tabiidir.
Buna göre,193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 70. Maddesinde gayrimenkul sermaye iradlarının neler olduğu belirtilmiş durumdadır. Franchise sözleşmesinin konusunu oluşturan kazançlar bu maddenin 5.fıkrası kapsamında ele alınmaktadır.
Gelir Vergisi Kanunu md.70/5:
Arama, işletme ve imtiyaz hakları ve ruhsatları, ihtira beratı (İhtira beratının mucitleri veya kanuni mirasçıları tarafından kiralanmasından doğan kazançlar, serbest meslek kazancıdır.), alameti farika, marka, ticaret unvanı, her türlü teknik resim, desen, model, plan ile sinema ve televizyon filmleri, ses ve görüntü bantları, sanayi ve ticaret ve bilim alanlarında elde edilmiş bir tecrübeye ait bilgilerle gizli bir formül veya bir imalat usulü üzerindeki kullanma hakkı veya kullanma imtiyazı gibi haklar (Bu hakların kullanılması için gerekli malzeme ve teçhizat bedelleri de gayrimenkul sermaye iradı sayılır.)
Gelir Vergisi Kanunu 70.maddesindeki düzenleme bu olmakla beraber, vergilendirmeye etki eden diğer faktörler şunlardır:
Sözleşmenin taraflarının gerçek kişi-kurum olması,
Sözleşmenin taraflarının tam yükümlü-dar yükümlü,
Sözleşme gereğince elde edilen gelirin gayimenkul sermaye iradı-ticari kazanç olması[15]
Franchise veren gerçek kişilerin Gelir Vergisi Kanunu md.3 deki özelliklere haiz olması durumunda tam yükümlülük söz konusu olacaktır.
Gelir Vergisi Kanunu md.3:
Aşağıda yazılı gerçek kişiler Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler:
- Türkiye’de yerleşmiş olanlar;[16]
- (Değişik bent: 19/02/1963 – 202/1 md.) Resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye’de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısiyle yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları (Bu gibilerden, bulundukları memleketlerde elde ettikleri kazanç ve iratları dolayısiyle Gelir Vergisine veya benzeri bir vergiye tabi tutulmuş bulunanlar, mezkur kazanç ve iratları üzerinden ayrıca vergilendirilmezler.)
Bahsi geçen bu düzenleme ile beraber franchise verenin tam yükümlü olduğu tespiti yapıldıktan sonra, söz konusu gelirin gayrimenkul sermaye iradı olması halinde tahsil esası ve buna ilişkin kurallar, Gelir Vergisi Kanunu md.37’ye göre ticari kazanç olması halinde tahakkuk esası ve buna ilişkin kurallar uygulanacak, franchise sözleşmesine konu gayrimaddi hakların ticari işletmeye dâhil olması durumunda Gelir Vergisi Kanunu md.84 uygulamasıyla yıllık beyanname verilecektir.[17]
Franchise alan, franchise sözleşmesi kapsamında ödemiş olduğu giriş ücreti ve gayrımenkul sermaye iradını Gelir Vergisi Kanunu md.40/1[18] uyarınca ticari kazancından mahsup etme imkanına sahip olacak, yine aynı maddenin 7.fıkrasına göre Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre amortisman ayırabilecek; buna karşın Gelir Vergisi Kanunu md.94/5 ‘a göre stopaj düzenleme ve ticari kazancını da Gelir Vergisi Kanunu md.38-41 çerçevesinde hesaplamakla yükümlü olacaktır.[19]
Kurumlar Vergisi Kanunu Açısından:
Kurumlar Vergisi Kanunu’nda mülkilik esası gözetilerek dar ve tam mükellefiyet düzenlemesi getirilmiştir. Bu sebeple franchise sözleşmesinin tarafları olan franchise alanın ve franchise verenin Türkiye’deki yerleşim durumlarına göre tam mükellef veya dar mükellef saptaması yapılması gerekecektir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu md.3’e göre (md.1 e yapılan atıfla),
- a) Sermaye şirketleri.
- b) Kooperatifler.
- c) İktisadî kamu kuruluşları.
ç) Dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler.
- d) İş ortaklıkları.
Kurumlarının kanunî veya iş merkezi Türkiye’de bulunanlar, gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden vergilendirilirler, yani tam yükümlüdürler.
Bununla beraber bu kurumlardan kanunî ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye’de bulunmayanlar, sadece Türkiye’de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirilirler; dar yükümlüdürler.
Franchise sözleşmesi bakımından dar yükümlülük Franchise verenin Türkiye’de şube açması, franchise alanla sözleşme yapması, Türk temsilciler vasıtasıyla franchise’yi kiralaması şeklinde görülebilir.[20]
Kurumlar Vergisi Kanunu md. 3/3-a ya göre Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun Türkiye’de iş yeri olan veya daimî temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden (franchise yabancı kurum tarafından temsilci vasıtası ile verilmişse) elde edilen ticarî kazançlar olarak nitelendirilecek ve gelir vergisi bakımından ticari kazanca ilişin hükümler uygulama alanı bulacaktır, bununla beraber md.3/3-ç ‘ye göre taşınır ve taşınmazlar ile hakların Türkiye’de kiralanmasından elde edilen iratlarda (yabancı şirketin temsilci olmaksızın franchise vermesi) gelir vergisi bakımından gayrımenkul sermaye iradına ilişkin hükümler uygulama alanı bulacaktır.
Franchise veren ve franchise alanın tam yükümlü olması halinde, franchise veren, franchise alanın borçlandığı ve ödemek zorunda olduğu bedel karşılığında fatura düzenleyerek yasal kayıtlarında gelir, franchise alan ise gider olarak gösterecektir.[21]
Kurumlar Vergisi Kanunu md.30’a göre dar mükellefiyet halinde %15 oranında, md. 32’ye göre tam mükellefiyet halinde %20 oranında kurumlar vergisi kesintisi gündeme gelecektir.
Franschise sözleşmesinde, franchise alan tarafından ödeme genellikle franchise ücreti (franchise fee) ya da telif hakkı ücreti (royalty fee) olarak iki şekilde yapılmaktadır.[22] Yani franchise alan franchise verene sabit bir ücreti toptan verebileceği gibi, royalty ücreti olarak satış gelirlerinin belirli bir yüzdesi ile ifade edilen ve değişkenlik gösteren ödemeyi de yapabilir. Royalty rakamlarının doğruluğunu kontrol için franchise veren sözleşmeye denetlenmiş mali tablolar, bağımsız denetim ile ilgili kurallar koymaktadır.[23]
Katma Değer Vergisi Kanunu Açısından:
Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1.maddesinde hangi işlemlerin katma değer vergisine tabii olduğu belirtilmiş, 3/f fıkrasında franchise sözleşmelerinin konusunu da oluşturan Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemleri de bu kapsamda değerlendirilmiştir. (Franchise sözleşmesinin konusu oluşturan hakların devri karşılığı elde edilen kazançların Gelir Vergisi Kanunu md. 70/5 kapsamında olduğundan yukarıda belirtmiştik.)
Franchise veren ve franchise alanın Türkiye ‘de bulunmaları halinde franchise veren tahakkuk eden beden karşılığı düzenlediği faturada katma değer vergisi hesaplayacak ve yine beyannamesine bu vergiyi beyan edecektir, franchise alan kendisine yükletilen vergiyi Katma Değer Vergisi Kanunu uyarınca indirime konu edebilecektir.[24]
Franchise verenin Türkiye dışında bulunması halinde, söz konusu vergi franchise alanın yani mal ve hizmetten yararlanan kişinin Türkiye’de bulunması sebebiyle ve Katma Değer Vergisi Kanunu md.9/1 [25]uygulamasıyla franchise alana yükletilecektir. İşte, franchise alana yükletilen bu vergi 2 Nolu KDV beyannamesi ile beyan edilerek vergi dairesine sorumlu sıfatıyla ödenir ve aynı dönemde franchise alanın ayrıca vereceği 1 Nolu KDV beyannamesinde indirilir.[26]
Bununla beraber franchise ile bağlantılı mal ve hizmetlerde Katma Değer Vergisi Kanunu kapsamındadır.[27]
Damga Vergisi ve Harçlar Kanunu Açısından:
Franchise sözleşmeleri Damga Vergisi Kanunu kapsamında ele alınmakta ve yine yabancı sermaye genel müdürlüğü tarafından tescile tabi bulunmakla Harçlar Kanunu uygulamasına girmektedir.[28]
Damga Vergisi Kanunu md.1 ‘de ekli tablo 1’de yer alan kağıtlar damga vergisine tabi tutulmuştur, franchise sözleşmesi de bu tablodaki sözleşmeler kapsamındadır.
Damga Vergisi Kanunu md.1/3 ‘e göre yabancı ülkede düzenlenen sözleşmeler Türkiye’de resmi dairelere ibraz edildiği takdirde üzerine devir veya ciro işlemleri yürütüldüğü veya herhangi bir suretle hükümlerinden faydalanıldığı yani aktif olarak uygulandığından damga vergisine tabi olacaktır. Bu sebeple yabancı ülkede düzenlenen bir franchise sözleşmesi Türkiye’deki kullanımı damga vergisi ödemesini gerektirmektedir.
Gider Vergileri Kanunu Açısından:
Gider Vergileri Kanunu md.28’e göre franchising işlemlerini yapan yatırım bankaları , franchise alanlardan nakden ya da hesaben aldıkları tutar üzerinde %5 oranında banka ve sigorta muameleleri vergisi ödemekle yükümlüdürler[29]
Bankalar bu banka ve sigorta muameleleri yükümlülüğüne rağmen Katma Değer Vergisi Kanunu md. 17/4-e[30] göre katma değer vergisinden muaf tutulmuş durumdadırlar, bu husus ayrımcılık yarattığı gerekçesiyle eleştirilmiştir.[31]
Franchise Sözleşmelerinin Vergilendirilmesinde Ortaya Çıkabilecek İhtilaflar:
Franchise sözleşmelerinin vergilendirilmesinde tarhiyat ve tahsilat aşamasında uyuşmazlık çıkabileceği gibi, kaynakta kesintiye tabi olan bir gelir unsurunun stopajının yapılmamış olması veya dar yükümlülükte elde etme değerlendirme kavramlarının vergi idaresi ile vergi yükümlüsü tarafından farklı değerlendirilmesinden de taraflar arasında uyuşmazlık çıkabilir.[32]
Uluslararası franchise sözleşmelerinde ise çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmaların farklı yorumlanması uyuşmazlığa sebebiyet verebildiği gibi, yine devletlerin akdettiği söz konusu uluslararası anlaşmaların lehte hükümlerinden faydalanmak amacıyla franchise sözleşmesinin taraflarının akit devletlerin birinde oluşturduğu yapay kuruluşlar aracılığı ile faaliyette bulunması, yani hileli olarak istenilen bağlama kurallarının uygulanmasını sağlayarak lehlerine vergilendirme işlemi tesis edilmesini sağlamaları da uyuşmazlıklara sebebiyet vermektedir.[33]
Sonuç:
Gelişen ekonomik sistemler karşısında franchising sisteminin uygulaması da gün geçtikçe artmaktadır. Bir çok kuruluş üretim, işletme ve pazarlama sisteminin tek tip olmasını ve yayılmasını amaçlayarak franchise uygulamasına gitmektedir. Franchising sisitemi ile kuruluşlar markalarının ve sistemlerinin gerek ulusal çapta gerekse uluslararası çapta tanınmasına olanak sağlamaktadır.
Ülkemizde de franchise uygulaması yaygınlaşmıştır. Bu sebeple bu sistemin getirileri göz önünde bulundurularak vergilendirme yapılması gerekmektedir. Ekonominin gelişmesi için gerek sistemini Türkiye’ye ithal etmek isteyen kuruluşlara, gerekse Türkiye’den sistemi yurt dışına ihraç etmek isteyen kuruluşlara vergisel bakımından lehte düzenlemelerin yapılması, çifte vergilendirmeyi önleyen uluslarası anlaşmaların yaygınlaştırılması gerekmektedir, zira franchise verenlerin franchising sistemini taşıyacağı ülkelerde vergisel yükümlülükleri de dikkate alacağı bilinmektedir.
Bankaların franchise sözleşmeleri mukabilinde elde ettikleri gelirden katma değer vergisi yerine %5 oranında banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi tutulması da eleştirildiği gibi sistemi yaymak isteyen girişimciler bakımından eşitsizlik yaratmaktadır.
KAYNAKÇA
[1] Inma, C. (2005), “Purposeful Franchising: Rethinking Of The Franchising Rationale”, Singapore Management Review, 28, (aktaran) Banu Külter, Kartal Demirgüneş, “Franchıse Değeri Ve Franchıse Değerinin Tespit Edilmesine Yönelik Bir Uygulama”, D.E.Ü.İ.İ.B.F. Dergisi Cilt:21 Sayı:2, Yıl:2006, s.94 (çevrimiçi) http://www.iibf.deu.edu.tr/dergi/1203431355_1.pdf ,11.01.2011
[2] Banu Külter, Kartal Demirgüneş, a.g.m., s.93-94
[3]Osman Berat Gürzumar, Franchise Sözleşmeleri Ve Bu Sözleşmelerin Temelini Oluşturan “Sistem”lerin Hukuken Korunması,1. Bası, 1995, İstanbul, s.10
[4]Çigdem Kırca, Franchise Sözlesmesi, Ankara, 1997, s.19
[5]Murat Koç, Bir Girişimcilik Modeli Olarak Franchısıng, Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İsletme Anabilim Dalı Pazarlama Programı Yüksek Lisans Tezi, İzmir 2006, s.120-124
[6]Naz Varlı, ,Uluslararası Pazarlara Giriş Stratejilerinden Franchising Sistemi ve Türkiye Uygulaması, Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Ana Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Kırıkkale, 2005, s.255-262
[7] Osman Berat Gürzumar , a.g.e., s.33
[8] Burcu Boso, Rekabet Hukuku Açısından Franchise Sözleşmeleri, Galatasaray Üniversitesi Yüksek Lisans Tezi, Aralık 2006, s.41
[9] Osman Berat Gürzumar , a.g.e., s.12
[10], a..e.,,s.12-15
[11] a.e., s.13,14
[12] Nihal Saban, Franchising ve Vergilendirme, 1. Baskı, 1997, İstanbul, s.73
[13] İlkelerle ilgili tanımlar için bakınız Nihal Saban a.g.e.,s.73-74 dipnot 312
[14] a.e., s.73-74
[15] Nihal Saban, a.g.e., s.100
[16] Gelir Vergisi Kanunu md. 4 de Türkiye’de yerleşmiş olanların kimler olacağı düzenlenmiştir.
Madde 4 – Aşağıda yazılı kimseler Türkiye’de yerleşmiş sayılır:
- İkametgahı Türkiye’de bulunanlar (İkametgah, Kanunu Medeninin 19 uncu ve müteakip Maddelerinde yazılı olan yerlerdir);
- (Değişik bent: 19/02/1963 – 202/2 md.) Bir takvim yılı içinde Türkiye’de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar (Geçici ayrılmalar Türkiye’de oturma süresini kesmez.)
[17] Nihal Saban , a.g.e., s.103
[18] Madde 40 – Safi kazancın tesbit edilmesi için, aşağıdaki giderlerin indirilmesi kabul edilir:
- Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler. (Ek: 25/05/1995 – 4108/19 md.) (İhracat, yurt dışında inşaat, onarma, montaj ve taşımacılık faaliyetlerinde bulunan mükellefler, bu bentte yazılı giderlere ilaveten bu faaliyetlerden döviz olarak elde ettikleri hasılatın binde beşini aşmamak şartıyla yurt dışındaki bu işlerle ilgili giderlerine karşılık olmak üzere götürü olarak hesapladıkları giderleri de indirebilirler.),
[19] Nihal Saban, a.g.e., s.107
[20] A.e.,s.105
[21] Yener Özel, “Franchisin İşlemlerinin Vergisel Analizi”, Vergi Dünyası Sayı 182, Ekim 1996, s.75 (nakleden) Dilber Ulaş, Bir Pazarlama Ve Dağıtım Yöntemi Olarak Franchising, Ankara, 1999, s.150
[22]Banu Külter, Kartal Demirgüneş, a.g.m. s.95
[23] Dilber Ulaş, a.g.e., s.151
[24] A.e., s.151
[25] Katma Değer Vergisi Kanunu
Madde 9:Mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir.
[26] Suphi Aslanoğlu, ”Bir Büyüme Stratejisi Olarak Franchising Sistemi; Firmalar Açısından Önemi, Mevzuat Boyutu Ve Muhasebe Uygulaması”, Afyon Kocatepe Üniversitesi, İ.İ.B.F. Dergisi (C.Ix ,S.1, 2007),S.87, ,(çevrimiçi), http://akuiibf.aku.edu.tr/pdf/9_1/4.pdf, 13.01.2011
[27] Nihal Saban, a.g.e., s.113
[28] Tuncer, Franchise ve Vergi Sorunları, Mükellefin Dergisi, Sayı 37,Ocak 1996.s.101(nakleden) Nihal Saban, a.g.e., s.114-115
[29] Nihal Saban, a.g.e., s.115
[30]Katma Değer Vergisi Kanunu madde 17/4-e Banka ve sigorta muameleleri vergisi kapsamına giren işlemler ve sigorta aracılarının sigorta şirketlerine yaptığı sigorta muamelelerine ilişkin işlemleri ile Kurumlar Vergisi Kanununun 7 nci maddesinin (24) numaralı bendinde belirtilen kurumların kredi teminatı sağlama işlemleri
[31] Tuncer, Franchise ve Vergi Sorunları, s.101(nakleden ) Nihal Saban a.g.e., s.115)
[32] Naz Varlı, a.g.t., s.197
[33] A.t., s.198

0 comments