• Anasayfa
  • Bizi Tanıyın
  • Uzmanlık Alanlarımız
    • Ticaret ve Şirketler Hukuku
    • Marka Tasarım ve Fikri Mülkiyet Hukuku
    • İnşaat Hukuku ve Eser Sözleşmeleri İhtilafı
    • Kamu İhale Hukuku
    • Sözleşmeler Hukuku
    • Yabancılar Hukuku ve Uluslararası Hukuk
    • Borçlar Tazminat Taşınmaz Hukuku
    • İdare ve Vergi Hukuku Davaları
    • İcra ve İflas Hukuku
    • Kira Hukuku
    • Kat Mülkiyeti Hukuku
    • Miras Hukuku ve Medeni Hukuk
    • Boşanma ve Nafaka Hukuku
    • İş Hukuku
  • İletişim
  • Makaleler
  • Güncel Gelişmeler
  • Yasal Uyarı
  • Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram

YAPI KAYIT BELGESİNİN İMAR KİRLİLİĞİ CEZA DAVALARINA ETKİSİ

YAPI KAYIT BELGESİNİN
İMAR KİRLİLİĞİ CEZA DAVALARINA ETKİSİ

Ağustos 2021, Av. Merve Ayçe ÖZMERİÇ

YAPI KAYIT BELGESİ HANGİ YASAL KOŞULLARI SAĞLAMALIDIR?
3194 sayılı İmar Kanunu’na 7143 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile eklenen geçici 16. maddesinde yer alan düzenleme ile imar barışı getirilmiş, ruhsatsız ve ruhsat eklerine aykırı yapılara özgü yapı kayıt belgesi düzenlenmesine imkan tanınmıştır. Bununla beraber, geçerli bir yapı kayıt belgesinden bahsedebilmek için kanuni şartların sağlanması, söz konusu aykırılığın 31.12.2017 tarihinden önce gerçekleşmiş olması, yapı kayıt belgesi için başvurunun yapılmış olması ve belge bedelinin ödenmesi gerekmektedir.

Bahse konu geçici 16. maddede yer alan yasal düzenleme aynen şu şekildedir:

“Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.”

GEÇERLİ YAPI KAYIT BELGESİNİN İMAR KİRLİLİĞİ CEZA DAVASINA ETKİSİ NEDİR?

Mahkeme tarafından yapılan yargılamada, 3194 sayılı İmar Kanunu’na 7143 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile eklenen geçici 16. Maddesine göre geçerli ve yasal koşulları sağlayan bir yapı kayıt belgesi alındığına kanaat edilmesi halinde, TCK’nın 184. maddesi gereğince açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilebilecektir.

İMAR KİRLİLİĞİNE İLİŞKİN DAVADA MAHKEME TARAFINDAN YAPI KAYIT BELGESİNE İLİŞKİN YAPILACAK İNCELEME VE ARAŞTIRMANIN KAPSAMI NEDİR?

Yargıtay içtihatlarında, yapı kayıt belgesine ilişkin sanığın savunma yaptığı dosyalarda öncelikle belge fotokopisine itibar edilmemesini, yapı kayıt belgesine konu yer ile dava konusunu yerin aynı olduğunun belirlenmesi ve konuya ilişkin belgenin akıbeti ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yazı yazılması gerektiği, yasanın 31.12.2017 tarihine kadar aykırılıkları kapsaması sebebiyle; aykırılık tarihinin tespiti için gereğinde uydu görüntüleri de alınmak suretiyle alanında uzman bilirkişiden kaçak yapının ne zaman yapıldığına dair bir rapor alınması gerektiğini ve yine keşif yapılması, tutanak tanıkları ve komşu binalarda oturanların tanık olarak dinlenmesi gerektiği belirtilmektedir.

T.C Yargıtay 4.Ceza Dairesi Esas: 2020/ 28661 Karar: 2021 / 11820 Karar Tarihi: 06.04.2021 kararından alıntıdır:
“ Sanığın, 7143 sayılı Kanunla eklenen 3194 sayılı İmar Kanunu’nun geçici 16. maddesi gereğince 31/12/2017 tarihinden önce yaptığı ruhsatsız binayla ilgili 31/10/2018 tarihinden önce şartları yerine getirerek yapı kayıt belgesi aldığından bahisle TCK’nın 184. maddesi gereğince açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiş ise de anılan kanun maddesinde “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir.” şeklinde düzenleme karşısında ilgili bakanlıktan sanığın suça konu bina ile ilgili usule uygun yapı kayıt belgesi alıp almadığı sorulmadan, sanığın ibraz ettiği fotokopi şeklindeki yapı kayıt belgesine istinaden düşme kararı verilmesi,”

T.C Yargıtay 18.Ceza Dairesi Esas: 2019/ 23603 Karar: 2020 / 7574 Karar Tarihi: 17.06.2020 kararından alıntıdır:
“….3194 sayılı İmar Kanunu’na 7143 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile eklenen geçici 16. maddesinde yer alan, “Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar (31/12/2018 tarihine kadar uzatılmıştır) başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir … Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir. Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir. … Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, 31/12/2017 tarihinden önce yapılan yapılar hakkında yapı kayıt belgesinin verilebileceği ve bu belgenin verilmesinde ilgililerin kendi yaptıkları fotoğraflamanın ve beyanların esas alındığı ancak Yüreğir Belediye Başkanlığının 21/11/2018 tarihli ve 618 sayılı Encümen kararında belirtildiği üzere 01/11/2018 tarihinde yapılan incelemede şüphelinin fazladan 2. kat yapmaya başladığının tespit edildiği, henüz ortada tamamlanmış bir kat olmasa da duvarları örülmüş vaziyette iken tespit yapıldığı ancak şüphelinin tamamlanmış bir yapı var gibi beyanda bulunarak bu şekilde yapı kayıt belgesi düzenlettirdiği, belediyece ilk tespitin 19/09/2018 tarihinde yapıldığı ve şüphelinin ise 2008 yılında yapıyı bu şekliyle tamamladığını beyan ettiği anlaşıldığından, gereğinde uydu görüntüleri de alınmak suretiyle alanında uzman bilirkişiden kaçak yapının ne zaman yapıldığına dair bir rapor alınması ve 31/12/2017 tarihinden önce yapılıp yapılmadığı tespit edilemez ise bu defa tespit yapılan hali ile oturulması mümkün olmayan kaçak yapının yapımına 31/12/2017 tarihinden sonra da devam edilip edilmediği hususunda araştırma yapılıp, oluşacak sonuca göre hukuki durumun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
….İncelenen somut olayda, yapı tespit ve tatil zapt tarihinin 01/11/2018 tarihli olması ve 31/12/2017 tarihinden önce yapılan yapılar hakkında yapı kayıt belgesinin verilebileceği anlaşılması karşısında, bu tarihten önce suça konu yapının yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılması, gerektiğinde mahallinde uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılması, tutanak tanıkları ve komşu binalarda oturanların tanık olarak dinlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmektedir.”

 

T.C Yargıtay 18.Ceza Dairesi Esas: 2019/ 2038 Karar: 2020 / 4658 Karar Tarihi: 19.02.2020 kararından alıntıdır:
“Sanıkların taşınmazı 2010 yılında satın aldıktan sonra çatı katında tadilat yaptıkları yönündeki savunmaları ile bilirkişi raporlarında bilimsel yeterlilikten uzak değerlendirmelerde bulunulması nedeniyle yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında, suça konu dairenin tapu kayıtları getirtilip taşınmazın sanıklarca hangi tarihte satın alındığının belirlenmesi, binaya dair yapı ruhsatı ile iskan belgesinin temin edilmesi, tasdikli projesinin ilgili belediyeden getirtilmesi, taşınmazın bulunduğu yere dair suç tarihi ve öncesini kapsar bir şekilde yıllara göre güncellenmiş hava fotoğraflarının belediye veya diğer ilgili kuruluşlardan temin edilmesi, çatı katındaki imalatların yapım tarihine dair kolluk araştırması yapılması, bina sakinleri ile komşuları kamu tanığı olarak dinlenerek çatı katındaki imalatın yapım tarihi ile kim veya kimler tarafından yapıldığı konusunda görgülerinin sorulmasından sonra yapı hakkında eskime, yıpranma, kabarma, dökülme ve korozyon durumları gibi yıpranma oranını içeren teknik verilere göre bilirkişiden ek rapor alınarak, suça konu imalat ile binanın yapım tarihlerinin kesin olarak tespit ettirilmesi, bu incelemeler neticesinde çatı katındaki imalatların bina niteliğinde olduğunun ve sanıklar tarafından yapıldığının anlaşılması halindeyse, hükümden sonra 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun belirlenmesi…”

 

T.C Yargıtay 4.Ceza Dairesi Esas: 2020/ 30083 Karar: 2021 / 16998 Karar Tarihi: 01.06.2021 kararından alıntıdır:
“Sanığın, 7143 sayılı Kanunla eklenen 3194 sayılı İmar Kanunu’nun geçici 16. maddesi gereğince 31/12/2017 tarihinden önce yaptığı ruhsatsız binayla ilgili 31/10/2018 tarihinden önce şartları yerine getirerek yapı kayıt belgesi aldığından bahisle TCK’nın 184. maddesi gereğince açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiş ise de anılan kanun maddesinde “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir.” şeklinde düzenleme karşısında, sanığın sunduğu yapı kayıt belgesinin geçerli olup olmadığı hususunda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karşın yazı cevabı beklenmeden hükümden sonra kurumun 31/01/2020 tarihli cevabı yazılarında da 21/12/2018 düzenleme tarihli DJNEHZJ9 belge numaralı yapı kayıt belgesinin iptal edilmiş olduğunun bildirilirken sanığın duruşmada ibraz ettiği 12/03/2019 tarihli 155DM7L4 belge numaralı yapı kayıt belgesinin dava konusu yere ilişkin olup olmadığı ile belgenin geçerliliği hususunun Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu düşme kararı verilmesi,”

 

T.C Yargıtay 18.Ceza Dairesi Esas: 2020/ 115 Karar: 2020 / 9628 Karar Tarihi: 16.09.2020 kararından alıntıdır:
“Sanıklar hakkında, 7143 sayılı Kanunla eklenen 3194 sayılı İmar Kanunu’nun geçici 16. maddesi gereğince 31/12/2017 tarihinden önce yapılan ruhsatsız binayla ilgili olarak süresi içinde şartları yerine getirerek yapı kayıt belgesi alındığından bahisle TCK’nın 184. maddesi gereğince açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiş ise de; dava konusu taşınmazın 275 ada 3 parsel üzerindeki iki katlı ruhsatsız binaya ilişkin olduğu, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 07/01/2019 tarihli yazısı ve ekindeki evraktan ise sanığın 275 ada 3 parsel üzerindeki birinci kat için başvuruda bulunduğunun anlaşılması karşısında, dava konusu imara aykırılığın tamamına ilişkin olarak usulüne uygun şekilde yapı kayıt belgesi alınıp alınmadığının ilgili Kurumdan sorulması gerektiğinin gözetilmemesi,”

YAPI KAYIT BELGESİ ALINMASI HALİNDE ÖNCEKİ CEZA KARARLARI İÇİN UYARLAMA YARGILAMASI YAPILIR MI?

T.C Yargıtay 1.Ceza Dairesi Esas: 2021/ 7798 Karar: 2021 / 9767 Karar Tarihi: 03.06.2021 kararı ile, önceki tarihte verilen Mahkeme hükmünden sonra yürürlüğe giren 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16. maddesine göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir:
“Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, … 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2010 tarih, 2010/7 Esas – 2010/426 Karar sayılı ilama konu TCK’nin 184/1. maddesine uyan imar kirliliğine neden olma suçuna ilişkin olduğu ve hükümden sonra 18.05.2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16. maddesine göre sanığın 31.10.2018 tarihine kadar başvurması ve madde kapsamında belirtilen şartları yerine getirmesi halinde 5237 sayılı TCK’nin 184/5. maddesinde belirtilen, 184/1. maddesinden mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar hükmünden yararlanma olanağının bulunması nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması…”

Benzer şekilde, T.C Yargıtay 4.Ceza Dairesi Esas: 2021/ 21739 Karar: 2021 / 17753 Karar Tarihi: 03.06.2021 kararı ile de sanığın hukuki durumunun değerlendirilerek düşme kararı verilebileceği belirtilmiştir:
“Sanığın beş yıllık denetim süresi içerisinde işlediği ve hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun da imar kirliliğine neden olma suçu olması nedeniyle hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarihinde yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi sonucunda düşme kararı verilmesi halinde, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilerek, incelemeye esas hükmün açıklanıp açıklanmayacağının belirlenmesi zorunluluğu…”

YAPI KAYIT BELGESİ 2863 SAYILI YASAYA AYKIRILIK HALİNİ ORTADAN KALDIRIR MI?

Bu konuya ilişkin T.C Yargıtay 12.Ceza Dairesi Esas: 2019/ 13371 Karar: 2021 / 2143 Karar Tarihi: 02.03.2021 kararında, yapı kayıt belgesi verilmesinin, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınmasını sağladığı, ancak korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında, kültür varlıkları yönünden koruma bölge kurullarından, tabiat varlıkları ve doğal sit alanları yönünden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden izin alınmaksızın gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahaleleri hukuka uygun hale getirmeyeceği belirtilmiştir:

“.. her ne kadar temyiz aşamasında sanık suça konu yer ile ilgili yapı kayıt belgesi sunmuş ise de; 2863 sayılı Kanunun 9. maddesinde, Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşai ve fiziki müdahalede bulunulmayacağının düzenlendiği, anılan düzenlemeye aykırı olarak, izin alınmaksızın inşai ve fiziki müdahalede bulunulmasının ise, aynı Kanunun 65. maddesi ile yaptırım altına alındığı, buna karşılık, 3194 sayılı İmar Kanununa 11/05/2018 tarih ve 7143 sayılı Kanunun 16. maddesi ile eklenen geçici 16. maddede, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla yapı kayıt belgesi verilebileceği hükme bağlanmış olup, 2863 sayılı Kanuna tezahürü bulunmayan bahse konu düzenlemenin, anılan Kanunun 65. maddesinde tanımlanan inşai ve fiziki müdahale suçlarının unsurlarını etkilemeyeceği, zira, yapı kayıt belgesi verilmesinin, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınmasını sağlamakla birlikte, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında, kültür varlıkları yönünden koruma bölge kurullarından, tabiat varlıkları ve doğal sit alanları yönünden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden izin alınmaksızın gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahaleleri hukuka uygun hale getirmeyeceği anlaşılmakla….”

Son Yazılar
  • KAT KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMELERİNDE CEZAİ ŞART
  • KAT MÜLKİYETİNDE AİDAT VE ORTAK GİDER ALACAĞI
  • FAALİYETİ TERKEDEN GERÇEK KİŞİLERE VERGİ DAİRELERİ TARAFINDAN ELEKTRONİK TEBLİGAT YAPILMASI VE DAVA AÇMA SÜRESİ
  • KİRAYA VERENİN 10 YILLIK UZAMA SÜRESİ SONUNDA KİRA SÖZLEŞMESİNİ FESHİ
  • YENİ MALİKİN İHTİYACINA DAYANAN TAHLİYE DAVASI
  • Yargıtay Kararları Işığında Kira Tespit Davası
  • YAPI KAYIT BELGESİNİN İMAR KİRLİLİĞİ CEZA DAVALARINA ETKİSİ
  • KİRA BORCUNUN ÖDENMEMESİ SEBEBİYLE KİRACININ KİRALANANDAN TAHLİYESİ
  • SOSYAL GÜVENLİK KURUMU’NUN “KURUM HATASI”NA DAYANAN YERSİZ ÖDEMELERİ TAHSİL USULÜ
  • CORONA VİRUS SALGINI SEBEBİYLE İŞ YERİ KİRACILARININ HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ
  • GENEL KURUL KARARLARININ İPTALİNDE TEMEL HUSUSLAR

    GENEL KURUL KARARLARININ İPTALİNDE TEMEL HUSUSLAR

    0 comments
    0
    likes
  • Vergi Dava Açma Süresi

    Vergi Dava Açma Süresi

    0 comments
    0
    likes
  • SOSYAL GÜVENLİK KURUMU’NUN  “KURUM HATASI”NA DAYANAN YERSİZ ÖDEMELERİ TAHSİL USULÜ

    SOSYAL GÜVENLİK KURUMU’NUN “KURUM HATASI”NA DAYANAN YERSİZ ÖDEMELERİ TAHSİL USULÜ

    0 comments
    0
    likes
  • İŞ HUKUKUNA DAİR NOTLAR-1

    İŞ HUKUKUNA DAİR NOTLAR-1

    -İŞ

    0 comments
    1
    likes
  • Sitede Arayın
    Son Makaleler
    • KAT KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMELERİNDE CEZAİ ŞART
    • KAT MÜLKİYETİNDE AİDAT VE ORTAK GİDER ALACAĞI
    • FAALİYETİ TERKEDEN GERÇEK KİŞİLERE VERGİ DAİRELERİ TARAFINDAN ELEKTRONİK TEBLİGAT YAPILMASI VE DAVA AÇMA SÜRESİ
    • KİRAYA VERENİN 10 YILLIK UZAMA SÜRESİ SONUNDA KİRA SÖZLEŞMESİNİ FESHİ
    İletişim Bilgilerimiz
    Adres : Ercüment Batanay Sk. No:14 Dumankaya Ikon Residence A 2 Blok K:1 D:6 Ataşehir İSTANBUL
    Telefon : + 90 216 340 30 14
    Faks : + 90 216 340 30 14
    E-Mail : info@ozmeric.av.tr
    Bizi Tanıyın
    Özmeriç Hukuk Bürosu, çalışma alanlarında müvekkillerine özenli, ihtiyaca yönelik ve mesleki etik kurallar dahilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır.
    © 2016 Tüm Hakları Saklıdır - Özmeriç Hukuk Bürosu