• Anasayfa
  • Bizi Tanıyın
  • Uzmanlık Alanlarımız
    • Ticaret ve Şirketler Hukuku
    • Marka Tasarım ve Fikri Mülkiyet Hukuku
    • İnşaat Hukuku ve Eser Sözleşmeleri İhtilafı
    • Kamu İhale Hukuku
    • Sözleşmeler Hukuku
    • Yabancılar Hukuku ve Uluslararası Hukuk
    • Borçlar Tazminat Taşınmaz Hukuku
    • İdare ve Vergi Hukuku Davaları
    • İcra ve İflas Hukuku
    • Kira Hukuku
    • Kat Mülkiyeti Hukuku
    • Miras Hukuku ve Medeni Hukuk
    • Boşanma ve Nafaka Hukuku
    • İş Hukuku
  • İletişim
  • Makaleler
  • Güncel Gelişmeler
  • Yasal Uyarı
  • Bizi Takip Edin
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram

FRANCHİSE SÖZLEŞMELERİNİN SONA ERMESİ HALİNDE REKABET YASAĞI- HAKSIZ REKABET-PORTFÖY TAZMİNATI

FRANCHİSE SÖZLEŞMELERİNİN SONA ERMESİ HALİNDE

REKABET YASAĞI- HAKSIZ REKABET-PORTFÖY TAZMİNATI

Ocak 2019,

Av.Merve Ayçe ÖZMERİÇ

 

Uygulamada franchise sözleşmelerinde, franchise alan şahıs/firma aleyhine sözleşmenin sona ermesinden sonraki dönemi kapsayan şekilde aynı veya benzer sektörde çalışmayı yasaklayan “rekabet yasağı” hükümlerine yer verildiği görülmektedir. Sözleşmelerde rekabet yasağını düzenleyen iş bu hükümlere aykırılık halinde franchise alan aleyhine yüksek tutarları içeren cezai şart hükümleri de çoğunlukla yer almaktadır.

Kural olarak sözleşme özgürlüğü ve sözleşme ile bağlılık (ahde vefa) esas olmakla beraber, bazı hallerde sözleşme hükümlerinin geçersizliği ve taraflar bakımından bağlayıcı olmaması söz konusu olabilir. Nitekim sözleşmede yer alan rekabet ememe yükümlülüğüne ilişkin sözleşme maddeleri hakkında Yargıtay’ın bu yöndeki maddelerin geçerli olmadığına ilişkin içtihatları bulunmaktadır. Yargıtay bu kararlarında, sözleşme maddesinin geçersiz olması bakımından T.C. Anayasası ile düzenlenen çalışma hürriyetine aykırılık ve franchise alanın ekonomik kişilik haklarının ihlali sebeplerine dayanmaktadır. Rekabet etmeme yükümlülüğünü düzenleyen sözleşme maddelerinin geçersiz olması halinde bu maddeye bağlı cezai şart düzenlemesinin geçersiz olacağı ve hukuken korunabilir nitelikte olmayacağı açıktır.

Yargıtay Özel Dairesi, sözleşme sonrası rekabet yasağını düzenleyen benzeri sözleşme hükümlerinin geçersiz olduğunu kararlarında belirtmiştir.

“Dava, franchise sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı haksız rekabetin tespit ve önlenmesi istemine ilişkindir. Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 13.11.2007 tarihli sözleşmenin 5.5. maddesinde, alt imtiyaz sahibinin bu anlaşmanın sona ermesini veya feshedilmesini takip eden bir yıllık süre boyunca imtiyaz bölgesinde, ne kendisinin ne de ilgili olduğu bir şirketinin bu anlaşma ile makul olarak tasarlanmış bulunan iş ile aynı veya benzer olan işlerde, özelde de gıda zinciri ile veya gıda toptan veya perakende satışı yapan Dia ürünlerinin benzerlerini veya aynısını satan rakip bir işletme ile iş yapmaktan ve genelde de Dia işletmeleri ile rekabet yaratacak doğrudan veya dolaylı faaliyetlerde bulunmaktan kaçınmayı taahhüt ettiği düzenlenmiş olup, davacı tarafından davalının sözleşmenin feshinden sonra anılan maddede yasaklanan işleri yapmaya devam ettiği ileri sürülerek işbu dava açılmış olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti başlıklı 48 ve devamı maddelerinde, herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu bildirilmiş, BK.’nun 19. maddesinin ilk fıkrasında, bir akdin mevzuunun kanunun gösterdiği sınır dairesinde serbestçe tayin olunacağı belirtildikten sonra, 2. fıkrasında bu serbestinin sınırları gösterilmiş, 20. maddesinde ise bir akdin mevzuunun gayri mümkün veya gayri muhik yahut ahlaka (adaba) mugayir olması halinde o akdin batıl olacağı düzenlenmiştir. Dolayısıyla sözleşmenin tarafları, sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde sözleşmenin konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez. Anayasa’nın ve BK.’nun anılan hükümleri sözleşme özgürlüğünün sınırlarını çizmiştir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, taraflar arasındaki sözleşmenin rekabet yasağını düzenleyen 5.5. maddesi hükmü, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan çalışma hürriyeti ilkesine aykırı olması ve tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek her hangi bir düzenleme yapmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle geçersizdir. Bu durum karşısında mahkemece, dava konusu 13.11.2007 sözleşmenin 5.5. maddesi hükmünün, yukarıda anılan yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olduğundan geçersiz bulunduğu kabul edilerek, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.” (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 19.1.2012 T. ve 2011/13747 E., 2012/356 K. Sayılı Kararından alıntıdır.)

* * *

“Davacı vekili, müvekkili şirketin … Türkiye ile 22.11.2005 tarihli franchise sözleşmesi imzaladığını, bu kapsamda 16.10.2008 tarihli … müşteri temsilciliği sözleşmesi imzalayarak davalı ile çalışmaya başladığını, yaklaşık bir yıldan beri civardaki gayrimenkullerle ilgili her türlü belgeye erişebilen davalının, edindiği tüm bilgileri, aynı bölgede bağımsız bir ofis açmak suretiyle kendi yararına kullanmaya başladığını, sözleşmenin 4.9. maddesinde sözleşmenin geçerli olduğu süre ile sona ermesinden itibaren iki yıl içerisinde müşteri temsilcisinin aynı ilçe sınırları içinde benzer işi yapamayacağının, aksi halde 20.000 USD cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek, anılan meblağın kur karşılığı olan 29.624 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemize ait 15.10.2012 tarihli ilama dayanılarak, taraflar arasındaki sözleşmenin rekabet yasağını düzenleyen özellikle sözleşmenin sona ermesinden sonraki 2 yıla ilişkin 4.9. maddesi hükmünün, Anayasa ile güvence altına alınan çalışma hürriyeti ilkesine aykırı ve tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle geçersiz olduğu, davalının …’ya işyerini taşıma tarihinin, sözleşme süresinin bitiminden sonra olması ve gazete ilanlarının da dava tarihinden sonra olması dikkate alındığında, davacının bu nedenle cezai şart isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.  Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA..” (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi         2013/13428 E ,  2014/15075 K. kararından alıntıdır.)

* * *

Yine Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesi uyarınca,  “belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.”

Bununla beraber şu hususu belirtmekte fayda vardır ki, sözleşmenin sona ermesinden itibaren, franchise alanın, franchise verene ait olan know-how’undan (teknik bilgisinden) yararlanmak suretiyle bir gelir elde etmesi halinde Türk Ticaret Kanunu md.55 vd. ile düzenlenen haksız rekabet hükümlerine göre tazminat sorumluluğu söz konusu olabilir. Nitekim sınırlayıcı olmayan madde düzenlemesinde “başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” haksız rekabet hallerinden sayılmıştır. Bu aşamada eğer franchise verene ait bir marka, işletme biçimi, işletmenin iç mekan ve tasarımı, işletmede kullanılan tüm malzeme, menü fiyat politikası, ürün çeşitleri, işletme tarzı vs. benzer bilgilerin kullanılması benzerlik yaratılması suretiyle faaliyetlere devam edilmesinin tazminat yükümlülüğünü doğurması söz konusu olabilir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi    2015/2370 E.  ,  2016/796 K. kararından alıntıdır: “Davacı vekili, taraflar arasında 21.09.2004 tarihli franchise sözleşmesi imzalandığını, davalının müvekkiline ait ‘….’ ticari markası kullanarak pup işlettiğini, sözleşmenin süresinin 5 yıl olarak tayin edildiğini, sürenin sona ermesine rağmen sözleşmenin zımnen yenilendiğini, 2010 yılı Ocak ve Şubat ayı alacaklarının bulunduğunu, puplarda kullanılan markanın vazgeçilmez dekorasyonu ile konseptinin bulunduğunu, davalının müvekkiline ait bu konsept ve dekorasyonu kullanarak başka bir markayla pup işlettiğinin tespit edildiğini, bu kullanımının durdurulmasının istendiğini, haksız kullanımın devam ettiğini, esasen sözleşmenin 13. maddesinde de 1 yıl süreli rekabet yasağı öngörüldüğünü ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, müvekkilinin maruz kaldığı haksız rekabetin men’i için davalı işletmenin anılan yerde 1 yıl süre ile benzer işletme işletmesinin men’ine, bakiye cari hesap alacağı 1.550.84 TL ile 95.714.13 TL maddi ve 2.500 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Davalı vekili, davada ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, davacının dayandığı sözleşmenin 5 yıl sonunda sona erdiğini, kendisine ait işyerinde dekorasyon ve tasarım değişikliği yaparak ‘….’ markasıyla faaliyet gösterdiğini, rekabet yasağının Anayasa’ya ve Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerine aykırı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalının sözleşmenin fiilen sona ermesinden itibaren aynı işyerinde, aynı konsept ve tasarımı kullanarak, davacının verdiği ….’dan faydalanarak yaptığı faaliyetin haksız rekabet teşkil ettiği, maddi, manevi tazminat ve cari hesap alacağının tahsili gerektiği, bozma ilamına göre maddi tazminatın KDV ilave edilmeden hesaplandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 81.113,67 TL maddi, 1.550,84 TL bakiye sözleşme alacağı ve 2.500 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,..”

 

Bununla beraber, franchise sözleşmesinin franchise alana karşı haksız olarak feshedilmesi halinde, franchise verenin edinmiş olduğu müşteri çevresi sebebiyle portföy tazminatı ile sorumlu tutulması gündeme gelebilir. Bu aşamada franchise verenin sözleşmenin feshi yönündeki iradesin haksız olduğuna kanaat edilmesi halinde, TTK md.122 vd uyarınca franchise verene karşı bırakılan müşteri çevresi dolayısıyla uygun bir portföy tazminatı talebinde bulunulabilir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/18444 E., 2014/10860 K. kararında kısmen yer verilmiştir.)

 

Son Yazılar
  • KAT KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMELERİNDE CEZAİ ŞART
  • KAT MÜLKİYETİNDE AİDAT VE ORTAK GİDER ALACAĞI
  • FAALİYETİ TERKEDEN GERÇEK KİŞİLERE VERGİ DAİRELERİ TARAFINDAN ELEKTRONİK TEBLİGAT YAPILMASI VE DAVA AÇMA SÜRESİ
  • KİRAYA VERENİN 10 YILLIK UZAMA SÜRESİ SONUNDA KİRA SÖZLEŞMESİNİ FESHİ
  • YENİ MALİKİN İHTİYACINA DAYANAN TAHLİYE DAVASI
  • Yargıtay Kararları Işığında Kira Tespit Davası
  • YAPI KAYIT BELGESİNİN İMAR KİRLİLİĞİ CEZA DAVALARINA ETKİSİ
  • KİRA BORCUNUN ÖDENMEMESİ SEBEBİYLE KİRACININ KİRALANANDAN TAHLİYESİ
  • SOSYAL GÜVENLİK KURUMU’NUN “KURUM HATASI”NA DAYANAN YERSİZ ÖDEMELERİ TAHSİL USULÜ
  • CORONA VİRUS SALGINI SEBEBİYLE İŞ YERİ KİRACILARININ HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ
  • FRANCHİSE SÖZLEŞMELERİNİN SONA ERMESİ HALİNDE  REKABET YASAĞI- HAKSIZ REKABET-PORTFÖY TAZMİNATI

    FRANCHİSE SÖZLEŞMELERİNİN SONA ERMESİ HALİNDE REKABET YASAĞI- HAKSIZ REKABET-PORTFÖY TAZMİNATI

    0 comments
    1
    likes
  • SINAİ MÜLKİYET KANUNU KABUL EDİLDİ VE RESMİ GAZETE’DE YAYINLANDI

    SINAİ MÜLKİYET KANUNU KABUL EDİLDİ VE RESMİ GAZETE’DE YAYINLANDI

    0 comments
    1
    likes
  • Yabancıların Çalışma İzni

    Yabancıların Çalışma İzni

    0 comments
    2
    likes
  • KAMU İHALE KANUNU (02.01.2017 TARİHLİ DEĞİŞİKLİK İLE)

    KAMU İHALE KANUNU (02.01.2017 TARİHLİ DEĞİŞİKLİK İLE)

    KAMU İHALE KANUNU
    0 comments
    0
    likes
  • Sitede Arayın
    Son Makaleler
    • KAT KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMELERİNDE CEZAİ ŞART
    • KAT MÜLKİYETİNDE AİDAT VE ORTAK GİDER ALACAĞI
    • FAALİYETİ TERKEDEN GERÇEK KİŞİLERE VERGİ DAİRELERİ TARAFINDAN ELEKTRONİK TEBLİGAT YAPILMASI VE DAVA AÇMA SÜRESİ
    • KİRAYA VERENİN 10 YILLIK UZAMA SÜRESİ SONUNDA KİRA SÖZLEŞMESİNİ FESHİ
    İletişim Bilgilerimiz
    Adres : Ercüment Batanay Sk. No:14 Dumankaya Ikon Residence A 2 Blok K:1 D:6 Ataşehir İSTANBUL
    Telefon : + 90 216 340 30 14
    Faks : + 90 216 340 30 14
    E-Mail : info@ozmeric.av.tr
    Bizi Tanıyın
    Özmeriç Hukuk Bürosu, çalışma alanlarında müvekkillerine özenli, ihtiyaca yönelik ve mesleki etik kurallar dahilinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır.
    © 2016 Tüm Hakları Saklıdır - Özmeriç Hukuk Bürosu