KARŞILIKSIZ ÇEKLER İÇİN
TEKRAR ADLİ PARA CEZASI DÜZENLEMESİ GELİYOR!
Av.Merve Ayçe ÖZMERİÇ
Temmuz, 2016
2009 yılında yürürlükten kalkan 3167 sayılı Çek Kanunu’nun md.16 düzenlemesine göre, karşılıksız çek keşide etmek suç olarak düzenlenmişti ve bu düzenleme uyarınca karşılıksız çek keşide edenler, çek ödemesini yapmadığı oranda adli para cezası ile cezalandırılıyorlardı. Örnek olarak alacaklısına 50.000-TL bedelli bir çek keşide eden şirket yetkilisi çek bedelini ödemediği halde, hamilin şikâyeti neticesinde çek borcundan ayrı olarak 50.000-TL adli para cezasına mahkûm edilebiliyordu. Bu halde hakkında adli para cezası verilmesini önlemek isteyen çek keşidecileri, alacaklı ile anlaşarak ve çek borcunu ödeyerek, alacaklının şikâyetini geri almasını sağlıyordu. Kuşkusuz bu düzenleme çek alacaklısının lehine idi. Bu düzenlemeye göre çeki keşide eden üzerinde borcu ödemek için bir baskı aracı söz konusu idi. Ancak bu düzenleme, para borcu sebebiyle kişilerin hapis cezasına mahkum olmasına sebebiyet vermekle beraber, bu aşamada yargı mercilerinde karşılıksız çek dosyalarında büyük bir artış yaşandığı gibi cezaevlerindeki doluluk oranında artışların yaşandığı belirtilmiştir. Netice itibari ile 5941 sayılı Çek Kanunu (6273 sayılı değişiklik kanunu ile) karşılıksız çek keşide etme fiili için adli para cezası düzenlemesi ortadan kaldırılmıştır.
Ancak yasal düzenleme sonrası geçen süreçte, çek hamili alacaklıların mağduriyetlerinin arttığı, çekin ticari hayattaki işlevselliğini kaybettiği, çeklerin tahsilinin güçleştiği gözlenmiştir. Keza aynı şekilde iflasın ertelenmesi kurumunun kötüye kullanıldığı, alacaklıların alacağın tahsilinde zorluklar yaşamasına sebebiyet verdiği gözlemlenmiştir. Tüm bu olumsuzluklar bakımından yapılan değerlendirme sonrası Maliye Bakanlığı’nca hazırlanan 24. 06.2016 tarihli 2697 sayılı tasarı “Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” meclise sunmuştur. Söz konusu tasarıda iflasın ertelenmesi kurumuna ilişkin çeşitli değişiklikler öngörüldüğü gibi, karşılıksız çek keşide etmek tekrar suç olarak düzenlenmiştir ve sermaye şirketlerinin kuruluş masraflarının azaltılmasına yönelik benzeri düzenlemelere yer verilmiştir.
Tasarıda, 5941 sayılı Çek Kanunu’nda önemli değişiklikler yapıldığını görmekteyiz. Bankalar öncelikle çek keşidecisi hakkında adli sicil kaydı talep edecektir. Bununla beraber, Bankalar çek defteri talep eden kişi hakkında çek hesabı açma ve çek düzenleme yasağı olup olmadığını kontrol edeceklerdir. Özellikle vade tarihinden önce keşide edilen çeklerin takibi amacıyla çek hamilerine karekök sistemine çeki kaydetme ve kısmen çek keşidecisi ve çekleri hakkında bilgi sahibi olma imkanı tanınıyor. Hamillerin elinde bulunan çeki karekök sistemine kaydetmemeleri halinde Bankanın karşılık çek yaprağı için ödeme yükümlülüğü sona eriyor. Tasarıya göre bu düzenlemenin 2017 yılı sonunda yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Karşılık çek keşideci etmek fiiline ilişkin adli para cezası hakkındaki düzenleme ise, 3167 sayılı Çek Kanunun eski düzenlemesine paralel şekildedir. Tasarıya göre karşılıksız çek düzenleyen kişiler 1500 gün ve çekin ödenmeyen kısmından az olmamak üzere adli para cezasına mahkûm olacaklardır. Keşideci hakkında kesinleşmiş adli para cezası hükmüne rağmen, keşideci çek bedelini ticari faizi ile ödeyerek hakkındaki cezayı ve neticeleri ortadan kaldırma imkânına sahiptir. Kesinleşmiş adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu ceza hapis cezası olarak infaz edilecektir. Bununla beraber, Mahkeme yargılama sırasında koruyucu tedbir olarak çek hesabı açma ve çek düzenleme yasağı kararı vermek yetkisine sahip olacaktır. Eski düzenlemede bu yargılama Asliye Ceza Mahkemeleri’nin yetkisinde iken, tasarı ile İcra Ceza Mahkemelerinin yetkili kılındığını görmekteyiz.
Şu hususu da belirtmekte fayda vardır ki, tasarının yasalaşması halinde kanunun yürürlük tarihinden önce keşide edilen çeklere etkisi olduğu söyleme imkânı bulunmamaktadır.
Tasarının yasalaşması halinde, çekin ödeme vasıtası olarak ticari hayattaki öneminin artacağı muhakkaktır. Önceki yasal düzenlemede olduğu gibi alacaklılar çekin karşılıksız kalması halinde icra takibi, ihtiyati haciz ve haciz yollarından başka suça ilişkin şikâyet hakkına sahip olacaktır. Tasarıda yer alan yeniliklerin borçlular bakımından aleyhe düzenleme niteliğinde olduğu, mali açmaza giren kişilerin çekleri ödeyememesinden ötürü adli para cezasına ve neticeden bu adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına mahkûm olmasına sebebiyet verecek olması da değerlendirilmelidir.

0 comments